Dövme Nedir?

Dövmenin estetik yönüne göre çok daha önem taşıyan yanı hemen her zaman dinsel, büyüsel, iyileştirici, toplumsal ve cinsel rolleri belirleyici, bağli bulunan topluluğu işaret edici özelliğidir.Dövme adeti özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde yaygınlık göstermektedir. Yakın zamana kadar dövmecilik Gaziantep Barak bölgesinde “gurbet” adı verilen, geçimini boncuk, iğne gibi ufak tefek gereçler satıp, karşılığında yumurta, arpa, buğday vb. alarak karşılayan küçük gezici gruplar tarafından, 15-20 yıl öncesine kadar isteyenlere dövün yapıldığı, şimdi ise bu uygulamanın devam etmediği belirtilmiştir.

Dövün yapılmadan önce, dövmeyi yaptıracak kişi veya “gurbet” tarafından belirlenen şekiller yanmış kibrit çöpü yardımı ile vücut üzerine çizilir. Üç ya da dokuz adet halinde (bu rakamlarin mistik özelligi ve yöreye göre değişiklik gösterdiği bilinmektedir) bir araya getirilerek sıkıca bağlanan iğnelerle deri dövülür; koyun ödü ve kazanların altından toplanan isle hazırlanan karışım, bu dövülme sırasında altderiye yerleştirilir. Kabuk bağlayan bu yara zamanla iyileşir ve desen belirir. Ancak dövme her mevsimde yapılamıyor; havanın soğukluğu ve sıcaklığı dövme üzerinde etkili. Bu sebeple genelde ılımlı ilkbahar zamanları dövme için uygun mevsim sayılıyor. Dövün, kadınlar tarafından özellikle çene, çene altı, ayak bileği, boyun, göğüs ve el üstlerinde tercih edilmekte, erkeklerde ise burun üzeri ve alın ortasında, el üstlerinde, el bileğinde ve kollarda dövüne rastlanmaktadır.

Bilinen dövme motifleri arasında, kadınlarda el üstü ve ayak bileklerinde rastlanan tarak ve ayna; genellikle yüze yapılan yıldız ve ayak bileklerinde halka motifleri önemli yer tutmaktadir. Erkeklerde daha çok şakaklarda ve kollarda yoğunlaşan Arap harfleriyle yazılmış isim ve ibarelere, arslan, yılan, ay gibi şekillere rastlamak mümkündür. Yahudilik ve Hristiyanlık inancında “dövme” yasaklanmıştır. Kitab-ı Mukaddes’te “Ölüler için bedeninizde yara açmayacaksınız, dövme işareti koymayacaksınız” (Levililer: 19/28) buyruğu yer alır. Bununla birlikte kimi Yahudi ve Hristiyan tarikatlarında “dövme” özel tanınma, kimlik nişanesi olarak algılanır; Güneş tanrısı Baal’ın isteği üzerine, “ilahi ve gizemli bir kudret edinme” aracı sayılır. Tevrat uzmanı M.W.Thomson’a göre, Musa Peygamber, elleri ve alınlarını mistik sembollerle süsleyen Araplardan dövme adetini ödünç alarak, kendi amacı için kullanmıştır. Katolik Kilisesi İ.S. 4.yüzyılda, “Tanrı’nın imajını bozuyor” diye Roma’daki köle ve mahkumların yüzüne dövme yapılmasını yasaklamıştır. 787 yılında ise Papa I. Hadrinan, vücudun herhangi bir yerine dövme yapmayı, “batıl inanç ve paganizmi” çağrıştırdığı için tümüyle menetmiştir. Çağlar boyu Avrupa’da kaybolan dövme geleneği 19. yüzyıl İngiltere’sinde aniden canlandı.

 1 2 3