|
Kaptan Cook’un 1769’daki ilk seyahatleriyle birlikte denizcier arasında yaygınlaşıp egzotik biçimde renklilik kazandı. Galler prensi 1862’de kutsal topraklara (Filistin) ziyaret edince,koluna haç dövmesi yapıldı. Kral Edward VII. Oğlu George’nun 1882’de Japonya ziyareti sırasında bileğine bir canavar motifi işlendi. Böylece dövme, İngiltere’de krallık fermanıyla onaylanmış oldu.
Bir rivayete göre Hz.Muhammed’in (S.A.S.) “dövme yapan ve yaptıran, dişlerini törpüleyen ve böylece Allah’ın yarattığı şekli değiştirmeye uğraşan kadınlara lanet edilmiştir” bu sebeple kimi İslam alimleri dövme yaptırmayı büyük günah sayarlar. İslam’ın egemen olduğu bazı yerlerde, ellerinde haç dövmesi bulunan erkeklerin gizli gavur olduğu kabul edilir ve camilere alınmazlarmıs.
Dövme motiflerinde mezar taşlarşndan, dokumalarımıza, mimarimizden işleme tekniklerimize kadar uzanan ve hemen hepsinde dinsel, büyüsel, mitolojik, sosyal ve cinsel statü, aşiret işareti niteliği taşıyan motiflerin benzerlerini bulmak mümkündür.
Bu motiflerin kişiyi rahatsızlıklardan, nazardan koruduğuna; güzellik ve yiğitlik getirdiğine olan inanç halen devam etmektedir.
Günümüzde Batı’da çok yaygın bir uygulama alanı bulunan dövme, kentsel yaşamda özellikle gençler arasında giderek daha çok ilgi çeken bir vücut süsleme biçimine dönüşmektedir.
Kaynak :
Halk Kültürü Uzmanı Sn.Nihal Kadıoğlu Çevik
Anadolu’nun Bazı Yörelerinde Dövme Adeti ve Bu Adetin
Çağdaş Yaşamdaki Yeri
|